EĞİTİM KOÇLUĞU NEDİR? EĞİTİM KOÇU NE YAPAR?
Modern Eğitim Sisteminde Görünmeyen Boşluk
Bugünün öğrencileri bilgiye erişim açısından tarihin en avantajlı kuşağıdır. Ancak aynı zamanda dikkat dağınıklığı, performans kaygısı, motivasyon düşüşü ve kimlik karmaşasının en yoğun yaşandığı dönemlerden birini yaşamaktadır. Eğitim sistemleri çoğunlukla “ne öğretileceği” ve “nasıl ölçüleceği” sorularına odaklanırken; öğrencinin zihinsel, duygusal ve davranışsal süreçlerini yeterince ele almamaktadır.
Oysa öğrenme yalnızca bilişsel bir süreç değildir. Öğrencinin duyguları, inançları, alışkanlıkları ve kendisiyle kurduğu ilişki öğrenmenin doğrudan belirleyicisidir. İşte eğitim koçluğu, tam da bu görünmeyen alanda ortaya çıkan ihtiyaca cevap verir.
Eğitim Koçluğu Nedir?
Eğitim koçluğu; öğrencinin akademik hedeflerine ulaşmasını desteklemek amacıyla bilişsel (düşünme), duygusal (motivasyon ve kaygı), davranışsal (alışkanlık ve disiplin) ve kimlik temelli (ben kimim, neden çalışıyorum) süreçleri birlikte ele alan bilim temelli bir gelişim yaklaşımıdır.
Eğitim koçluğu ders anlatmaz. Öğrenciye hazır çözümler sunmaz. Bunun yerine öğrencinin:
Öğrenmeyi nasıl yönettiğini fark etmesini,
Kendi düşünce ve duygu süreçlerini tanımasını,
Sorumluluk almasını ve sürdürülebilir bir çalışma sistemi kurmasını,
Kendi hedef ve amaçlarına odaklanmasını,
Kendi potansiyelini fark etmesini sağlar.
Eğitim Koçluğuna Neden İhtiyaç Var?
1. Odaklanma ve Dikkat Sorunları
Nörobilim alanındaki çalışmalar, sürekli uyarana maruz kalan beynin derin odaklanma kapasitesinin azaldığını ve bilişsel yorgunluğun arttığını göstermektedir. Daniel Kahneman’ın araştırmaları, zihnin sınırlı bir dikkat kaynağına sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Eğitim koçluğu, odaklanmayı bir “kişilik özelliği” olarak değil, geliştirilebilir bir beceri olarak ele alır. Öğrenciye dikkat yönetimini öğretir.
2.Motivasyon ve Anlam Eksikliği
Deci ve Ryan tarafından geliştirilen Öz Belirleme Kuramı’na göre içsel motivasyon; özerklik, yeterlik ve anlam duygusu üzerine kuruludur. Yalnızca dışsal ödüllerle çalışan öğrenciler, uzun vadede sürdürülebilir başarı sağlayamaz.
Eğitim koçluğu, öğrencinin “neden çalıştığını” netleştirir. Hedefleri, öğrencinin kendi değerleriyle ilişkilendirir. Böylece çalışma davranışı zorunluluktan çıkıp bilinçli bir tercihe dönüşür.
3. Sınav Kaygısı ve Stres
Eysenck’in Dikkat Kontrol Teorisi’ne göre yüksek kaygı, çalışma belleğini bloke eder ve öğrenilmiş bilginin geri çağrılmasını zorlaştırır. Bu nedenle birçok öğrenci bildiğini sınavda kullanamaz.
Eğitim koçluğu, duygu düzenleme becerilerini geliştirerek kaygıyı yönetilebilir hale getirir. Öğrenci, stres karşısında donmak yerine süreci yönetmeyi öğrenir.
Eğitim Koçluğu Aslında Neyi Değiştirir ?
Eğitim koçluğu aşağıdaki alanlarda somut ve ölçülebilir katkılar sağlar:
Akademik performansı sürdürülebilir kılacaksın,
Zaman yönetimi ve planlama becerileri- Zamanı değil , Kendini yöneteceksin.
Öz disiplin ve düzenli çalışma alışkanlığının hayatına katacaksın -Kendini zorlayan değil , kendini taşıyabilen biri olarak kendini fark edeceksin.
Özgüven ve benlik algısı- Güçlü sorularla kendine nasıl baktığını göreceksin.
Öğrenme sorumluluğu – Başkasından beklemeden kendi sürecini takip edeceksin.
İçsel motivasyon- Zorlansan bile senin yoluna devam etmeni sağlayan gücü bulacaksın.
Zihinsel Çerçeveleme- Yeniden Çerçeveleme (Reframe)
Kimlik- Kendine yazmış olduğun hikayeleri ve duyduğun hikayeleri (Etiketler) değiştirebileceksin.
İnanç- İnandığın şeylerin seni nereye götürdüğüne tanıklık edeceksin.
Odaklanma-Dağılmanın önüne geçeceksin.
Dikkat- Sahip olduğun değil, koruduğun bir sinyaldir.
Araştırmalar, yapılandırılmış koçluk ve mentorluk süreçlerinin öğrencilerin öz düzenleme becerilerini ve akademik dayanıklılıklarını anlamlı düzeyde geliştirdiğini göstermektedir.
Eğitim Koçluğunun Bilimsel Dayanakları
Eğitim koçluğu; motivasyon konuşmalarına dayalı bir yaklaşım değildir. Temelini şu disiplinlerden alır:
Nörobilim: Dikkat, bellek, stres ve öğrenme mekanizmaları
Pozitif Psikoloji: PERMA modeli, güçlü yönler yaklaşımı
Bilişsel Psikoloji: Metabiliş, öğrenmeyi öğrenme
Davranış Bilimi: Alışkanlık oluşumu ve davranış döngüleri
Bu disiplinler, eğitim koçluğunu bilimsel olarak temellendirir.
Eğitim Koçluğu Ne Yapar, Ne Yapmaz?
**Bazı Öğrenciler Daha Çok Çalışmaya Değil, Kendilerini Bırakmaya İhtiyaç Duyar**
Bir sandalyede oturduğunu düşün. Önünde kitaplar açık. Zaman geçiyor ama sen ilerlemiyorsun. Sorun çalışmamak değil. Sorun, içinde bir yerin sürekli frene basması. Ve çoğu öğrenci bunun adını koyamıyor.
Ben bu yazıyı,
“Bir şeyler yanlış ama adını bilmiyorum” diyen öğrenciler için yazıyorum.
Sürekli Alarm Veren Telefon
Bazı öğrencilerin zihni, ekranı hiç kapanmayan bir telefon gibidir. Bildirim üstüne bildirim,
uyarı üstüne uyarı .“Ya yetişemezsem?”, “Ya yine olmazsa? ”Telefonu kapatmadan şarj etmeye çalışırsan ne olur? Şarj dolmaz. Isınır. Sonunda kapanır.
Bir telefon düşün. Ekranı asla kapanmıyor. Bildirimler durmuyor. Her saniye yeni bir bildirim, yeni bir pencere ve tüm uygulamalar çalışıyor. Şarjı hızlı bir şekilde bitiyor. Öğrencinin zihni (İnsanların) bu şekilde çalışıyor. Bilgisayarda ne kadar çok program açıksa bilgisayarın hızı da o oranda yavaştır. Bu zihninde birçok program açık olan öğrenci için odaklanma , verim alma, üretme, çözüm getirme gibi konularda yavaşlamaya neden olacak ve öğrencinin hata yapma oranı artacaktır.
‘Şu an zihninde hangi bildirimler açık?’
Birçok öğrenci tam olarak bunu yaşıyor.
Eğitim koçluğu, telefonu tamir etmez.
Bildirimleri susturmayı öğretir.
Yanlış Ayakkabıyla Gidilen Uzun Yol
Bir gün yürüyüşe çıkıyorsun. Ayakkabı yeni. Markası iyi. Herkes “çok güzel” diyor.
Ama birkaç adım sonra ayağın acımaya başlıyor. Yürümek zor değil. Yol bozuk değil.
Sorun ayakkabı ve ayakkabı seçiminde.
“Yürüyüşü mü bırakacaksın, yoksa ayakkabının sana ait olmadığını mı fark edeceksin?”
“Şu an zorlandığın şey gerçekten yol mu, yoksa ayakkabı mı?”
Öğrencilerin çoğu şunu söylüyor:
“Ben ders çalışamıyorum” (Sabit Zihin Yapısı)
“Bende disiplin yok” (Etiketlenmiş Kimlik)
“Herkes yapıyor ben yapamıyorum” (Sosyal Karşılaştırma)
‘’Başlasamda Yarım Bırakıyorum’’( Deneyimlerin Genelleştirilmesi)
‘’Motivasyonum Yok’’ (Neden Sonuç Tersliği). Bu Şekilde devam eder…
Öğrenciler kendilerini fark etmeden, keşfetmeden, tanımadan, başka insanların tecrübe edip kendilerine uyguladıkları çalışma yöntemlerini uygulamaya çalıştıklarında , metaforda olduğu gibi ayakkabı ayağına vurmakta ve kısa mesafede canını yakmaktadır.
“Bu ayakkabının numarası sana mı ait, yoksa ‘herkese olur’ denilen bir numara mı?
“Bu ayakkabıyla yürürken zihnin mi yoruluyor, yoksa sadece ayakların mı?”
“Kendine ait ayakkabıyı giyen bir sen kim olurdu?”
Öğrenci şunu fark eder, hisseder.’’ Demek ki sorun bende değilmiş…’’
Bu his, fark ediş rahatlatıcıdır.
Ve tam da burada değişim başlar.
Zihin Bazen Bir Odadır. Işıklar kapalı. Her yer dağınık. Öğrenci odaya girer, bir şeye çarpar, canı yanar.
Sonra şunu söyler:
“Ben bu odada duramıyorum.” Eğitim Koçu, odayı yargılamaz. “Topla” demez. Işığı açar.
Işık açıldığında öğrenci şunu fark eder: “Aslında oda hep buradaymış. Ben karanlıkta yürüyormuşum.”
‘’Karanlık dediğin şey gerçekten yokluk mu, yoksa yönsüz olmak mı?’’
KOÇ NE YAPMAZ KOÇ NE YAPAR?
Öğüt vermez Güçlü sorular sorar
Yargılamaz Anlamaya çalışır
Danışanın yerine düşünmez Danışanın düşünmesini sağlar
Motive etmeye çalışmaz Anlamı ve nedeni ortaya çıkarır
Kıyas yapmaz Danışanı kendisiyle buluşturur
Hızlandırmaz Gerekirse yavaşlatır
Etiketlemez (tembel, dikkatsiz vb.) Davranışın arkasındaki ihtiyacı görür
Hedef dayatmaz Hedefin danışandan çıkmasını sağlar
Her şeyi düzeltmeye çalışmaz Farkındalık alanı açar
Bağımlılık yaratmaz Özerklik ve sorumluluk geliştirir
“Koçluk cevap vermek değildir. Doğru sorunun kişide yankılanmasına alan açmaktır.”
Cem Serhat MUSABEYOĞLU
Profesyonel Eğitim Koçu


